Film İncelemeFilm, Dizi ve Anime

Aynanın İçinden – Through a Glass Darkly

Film incelemesi: Çok az miktarda spoiler içerebilir.

Tarih boyunca düşünen her insanın varlığını sorguladığı ve sürdürmek için arayışta olduğu dönemler olmuştur. Kimi için bu arayışlar kısa sürse de kimi için ise yıllar boyu sürebilir. Hatta varlığının amacı bu arayış haline gelenler de çokça vardır.  Bu arayışların sonunda da Tanrı yanıtına ulaşanların yanıtı azımsanmayacak kadar hallicedir. Bergman inanç temelli üçlemesinin bu ilk filminde bizi Karin’in yüzünde kendi Tanrımızı bulmaya davet ediyor.

Aynanın İçinden - Through a Glass Darkly
Aynanın İçinden – Through a Glass Darkly

Peki Tanrı nedir? Mutlak güç, sevgi, nefret…  Bergman bu eserinde; büyüleyici performansı ile Karin rolündeki Harriet Anderson, başarılı bir doktor olan eşi Martin (Max Von Sydow), ergen kardeşi Minus(Lars Passgard) ve meşhur bir yazar olan babası David(Gunnar Bjornstrand) üzerinden bizi kendi arayışına ortak ediyor. Filmimiz yazlık evlerinde bir araya gelen karakterlerimiz üzerinden 24 saatlik bir süreci konu alıyor. Her şey çok güzel gibi gözükse de Karin film süresince direkt olarak ifade edilmese de bir tür şizofreni hastalığı ile mücadele ediyor. Film hakkında spoiler vermemeye çalışarak Tanrı nedir sorusuna dönersek; yanıt bir şizofren için helikopter kılığında bir örümcek bile olabilir. Ya da her insan için Tanrı, insanın aynadaki yansıması da olabilir. Belki de ben böyle anladım.  Zaten belki de bu yüzden kolektif Tanrı inancı içerisinde bile tam bir bütünlük yakalandığını görmek güçtür. Bütünlüğü yıkan bazen bir ya da daha fazla kadının dudakları; bazen popüler kültürden bir örnekle, kripto para bile olabilir.

Aynanın İçinden - Through a Glass Darkly
Aynanın İçinden – Through a Glass Darkly

Filmin sinematografisi Sven Nykvist’e ait. Bergman dehasını bugünün şartlarında algılamakta güçlük çekmemiz normal karşılanabilir belki ama Sven Nykvist kesinlikle günümüzde bile hayranlıkla bakılacak bir iş çıkarmış ortaya. Filmlerinde insan yüzleri ve yansıttığı duygular üzerinden anlatım yapmayı sıklıkla tercih eden Bergman bu işin görsel kısmını  Nykvist’e bırakmış. Nykvist de öyle güzel bir iş çıkarmış ki izlerken görsel bir insan portresi şöleni yaşıyorsunuz. Özellikle Karin’in Tanrısı ile karşılaştığı bir sahne var ki nice inançlı olduğu söyleyen insanın yüzünde böyle bir teslimiyet arar gözleriniz. Nykvist bu sahnelerde Karin’in yanındaki farklı yüzlere farklı ışık kaynakları kullandığından olacak ki sahne birkaç parçaya bölünmüş ve Karin en önemli parça gibi hissediyorsunuz.

Son olarak film her sinema severe hitap etmeyecek kadar ağır ve kasvetli olabiliyor zaman zaman. Doğal olarak sıkıcı gibi geldiği anlar olacaktır ama ne zaman ki yüzler devreye giriyor o vakit zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Yazımın başında belirttiğim gibi film inanç üçlemesinin ilk filmi diğer filmler ise sırası ile ‘Kış Işığı’ ve ‘Sessizlik’. Bütün bu filmlerinde Bergman’ın insanların dünyayı algılama şekline bir gönderme yapıyor aslında. Bir camın içinden, karanlık ve yeterince kavranılamamış.

 

Film Değerlendirmesi

Puanım - 8.7

8.7

Ortalama

Bergman’ın insanların dünyayı algılama şekline bir gönderme yapıyor. Bir camın içinden, karanlık ve yeterince kavranılamamış.

User Rating: Be the first one !

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Yine film kadar harika bir inceleme olmuş. Kanka kış ışığı ve sessizlik için de inceleme bekliyoruz..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

88 − 82 =

Başa dön tuşu