Bilim ve Mühendislik

Bir Serap Gördüm Sanki! Ama Nasıl?

Serap Görmenin Fiziği

Bir filmde çölde kalmış birileri varsa senarist ve yönetmen illaki onları susuz bırakır. Senaryo işte kesin sonunda da su bulurlar. Ama o suyu bulana kadar serap görüp bir kaç kez çöl kumunda koştururlar. Boşuna çıkar. En sonunda suyu bulup kana kana içerler. Bizde rahatlarız. Yarabbi şükür. Peki orada gerçekte su yoktu da bilinçaltı bu adamlara oyun mu oynadı. Yoksa üç harfliler oraya su getirdi de onlar koşana kadar geri mi aldılar. Elbette bunların hiç birisi değil. Bilim bunu da bir güzel açıklamış. Serap görmek nasıl olur?

Bir Serap Gördüm Sanki

Baştan söyleyelim bu olayın su ile bir ilgisi yok. Tamamen atmosferde ışığın kırılması ile alakalı. Atmosferde sıcaklık her noktada aynı olsaydı ışık gözümüze direkt gelecekti. Fakat sıcaklık farkı olduğu zaman, işte o zaman ışık biraz oyalanarak geliyor gözümüze. Çünkü ortam sıcaklığı değiştiğinde ışığın hızı da biraz değişir. E hani saniyede üç yüz bin kilometre gidiyordu bu ışık. Bak değişiyormuş. Sanki 500.000km/sn ye çıktı dedik. Biraz değişim yahu. Hop buraya bir parantez açtım. Bu ışığın hızını nasıl ölçmüşler acaba. Başka bir yazıda bunu da bilimsel olarak anlatırız. Kapandı parantez.

Soğuk hava sıcak havadan daha büyük bir kırılma indisine sahiptir. Başka bir deyişle soğuk hava fotonları biraz üşütüyor. Böylece daha yavaş gidiyorlar. Yok canım foton üşür mü hiç. Sıcak havanın yoğunluğu az. E az yoğun olunca bu fotonlarda deyim yerindeyse akıp gidiyorlar. Birazda bu fotonlar Pisagor teoremi biliyor gibi kısa yolu tercih ediyorlar. Çok akıllılar sanki. Biraz ilginç gelebilir ama gerçekten akıllılar. Çift yarık deneyi geldi aklıma. İzlenirken dalga modeli, izlenmezken ışın modeli. Resmen bilim insanları ile dalga geçiyorlar. O zaman bu çift yarık deneyini de yazmak farz oldu. Biraz garip gelecek tabi ama hala büyük bir merak konusu. Neyse çok dağıtmadan biz serap olayına geri dönelim. Serap görmek diyorduk…

Toparlarsak eğer, serap olayı ışığın farklı sıcaklıklardaki hava katmanlarından geçmesiyle oluşur. Işık atmosferden girer. Yani fotonlar dünyaya dalışa geçerler. Farklı katmanlardan, farklı sıcaklıktaki hava kütlelerinden yön değiştire değiştire gelirler. Gözümüze gözümüze girerler. Biz de bu ışık içerisinde mavi renkli ışığın yansımasını görüp su zannederiz. Yani gökyüzünün bir yansımasıdır filmdeki aktörlerin koştuğu.

Işık hızının nasıl ölçüldüğü ve fotonların bizimle dalga geçtiği çift yarık deneyini de borçlandık sizlere. Bilimle kalın.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

+ 63 = 70

Başa dön tuşu