Bilim ve Mühendislik

Havai Fişeklerin Kimyası

Havai Fişekler Nasıl Patlar?

Kutlamalar, özel günler ve geceler, yılbaşlarının efsane gösterileri…. Akla ilk gelen şey hediyedir bu günlerde. Ama aslında kutlama için organizasyon şirketleri ilk sıraya havai fişekleri koyar. Çünkü tam bir görsel şölen. Ve akıllarda belki de en çok kalacak etkinliktir havai fişek gösterileri. Binlerce kişiyi aynı anda gökyüzüne kilitlemek için ya güneş tutulacak ya da havai fişek patlayacak. Şöyle biraz örnek patlama gösterip dikkat çekelim.

Peki bu görsel şölenin yıldızı havai fişeklerin içinde ne var? Nasıl patlıyorlar? Tehlikesi var mı? Gelin işin biraz bilimsel sosundan da ekleyerek, kimyasına dalalım.

Piroteknik; yani ısı ve ışıktan, daha bilimsel olarak egzotermik reaksiyonlardan yararlanma işidir aslı. Öyle 50 100 yıl öncesinde filan da kullanılmamış üstelik. Çok eski zamanlarda, develer tellal iken pireler berber iken de biliniyormuş. Hatta dışarıda bir havai fişek patlayınca, nenemi sallarken beşikten düşürmüştüm de diye efsaneler bile dolaşır halk arasında. M.Ö. 2000’li yıllarda Çin taraflarında kullanılmış.

Havai Fişek Karışımı

Çok karışık değil aslında. İçerisinde %75 potasyum nitrat, %15 odun kömürü yani karbon, %10 kükürt bulunuyor. Topladık hepsi barut etti. Yanma için ne lazım Oksijen. Bu karışımda oksijene gerek kalmıyor. Neden? Çünkü nitrat içerisindeki oksijen yanmayı sağlıyor. Sıkışma ne kadar iyi ise patlama ve yayılma da o derece iyi oluyor. 19. yüzyıla kadar sadece sarı renkli parlıyorlardı. Daha sonra rahat duramayan bilim abilerimiz, maddeyi çok fazla ısıtınca farklı renk ışık saçtıklarını buldular. Tabi ki bunu havai fişekler için yapmadılar. Ama bu buluş havai fişekleri de renklendirip allayıp pulladı. “Beybi şover”ların ve evlilik tekliflerinin bir numaralı aktörü yaptı. Ama bu sektörde “çiköfte” sektörü gibi yıldızı bir anda iyi parladı. Her mahalleye deyim yerindeyse bir havai fişekçi dükkanı açıldı. Hatta Şeyma Subaşı ablamızın Mısırlı sevgilisinin havai fişekçi dükkanı zincirleri varmış. Oradan yürümüş zengin olmuş.

Neyse çok dedikodu yapmadan dönelim işin kimyasına. Çok fazla ısıtılan maddenin ışıkları spektrometre üzerinden analiz edilerek, içerdiği maddeler bulunabiliyor. Parantez açalım buraya. Hani binlerce ışık yılı uzaktaki gezegenlerin hangi maddeden oluştuğunu biliyoruz ya. İşte onu bu ışık kırılması sayesinde yani spektrometreden biliyoruz. Bunu detaylıca anlatırız bir ara. Kapadık parantezi.

İçerisinde Neler Var?

Madem farklı maddeler ısınınca renkleri de farklılaşıyor. O zaman yanmayla renk çeşitliliği için karışım zamanı gelmişti. Bakın havai fişek patlayınca o renkleri hangi maddeler veriyormuş.

  • Kalsiyum, Lityum, Stronsiyum (kırmızı)
  • Sodyum (sarı)
  • Baryum, Çinko (yeşil)
  • Bakır, Arsenik, Kurşun, Selenyum (mavi)
  • Potasyum (mor)

Bu fişek karışımı genelde küçük yıldızlar biçiminde hazırlanır. Patlama sayısına göre genelde yıldız şeklinde düzenlenerek havai fişeğin gövdesi içine yerleştirilir. Gövde dayanıklı malzemeden yapılmış bir kovan gibidir. Gövdedeki bölümünde bulunan boru sayesinde roket gibi yükselir. Gövde istenilen yükseklikte patlar. Bu patlama karışımın yerleştirilme kalınlığına göre erken veya geç olur. İsteğe göre yani. Ne kadar yukarı çıkacak o iş sizde. Ve sonrasında boom. Tam yanmamış ama epey ısınmış olan malzemeye göre rengârenk ve yıldız şeklinde bir kıvılcım yağmuru olarak etrafa dağılır. Renkleri daha net göstermek için zemin rengi siyah olmalıdır. Bunun için ise s karışmda bol miktarda odun kömürü de kullanılır. Patlama yüksekliği yakın olursa görüntü daha büyük olacaktır. Ama maalesef doğaya verdiği zarar da o derece artacaktır. Görsel olarak çok hoş olabilir. Bundan da eksik olalım bir şey olmaz. Bilimle kalın…

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

+ 10 = 15

Başa dön tuşu